Çizgi Roman

Punisher Max [#1-#60] Çizgi Roman İncelemesi: Fikri Olan Çizgi Roman! (+18 Yazı)

Punisher Max [#1-#60] Çizgi Roman İncelemesi: Fikri Olan Çizgi Roman! (+18 Yazı)
Emre

Doyasıya Punisher Max konuşmak için inanılmaz uygun bir zamandayız. Netflix çatısı altında çıkan ve Daredevil’dan sonraki en iyi Marvel imzalı dizisi olarak kabul edilen Punisher, çizgi roman cephesine büyük bir kafile daha katmaya hazırlanıyor. Bu şu anki incelemeye girişmemizdeki ilk sebepti. İkincisi, Marmara Çizgi’nin geçtiğimiz günlerde son Garth Ennis imzalı Punisher Max cildi olan ”Valley Forge”u piyasaya sürmüş olması. Hepsi bir kenara, bizim sitemizde şu güzide eserin muhabbeti dönmemiş şunca zaman, ayıptır!

Punisher Max olağanüstü zekaya sahip bir seri. Her an düşünen, bir şeylere kafa yoran ve özgün fikirler sunabilen bir iş. Tüm bunları paralel bir şekilde size yaptırmakta da geri kalmayarak – çizgi roman camiasında alışmadığımız üzere- ufuk da açıyor kendisi.

cm_f1-3

Kahramanımızı tanıyoruz. Ailesini korkunç bir katliama kurban vermiş eski bir asker, Frank Castle. Yeminini ve davasını da biliyoruz. Bütün bu kan havuzunda yüzenlerin masumlar değil, havuzu dolduran caniler olmasını sağlamak. Max’in tüm bu hikayedeki yeri ise çok çok farklı. Zira ”+18” olgusunu da yanımıza alarak Punisher karakterini yepyeni bir noktaya taşıyoruz. Castle’ın Selimiyesi’ne hoşgeldiniz.

Hikayeye dalmadan önce belirtmek gerek ki serinin tek kırılma noktası aşırı vahşet ve alabildiğine seks içeriyor oluşu değil. Garth Ennis köklü savaş tarihi bilgileri ışığında Frank’in askeri kariyeri üzerinde temellenip suç dünyasına doğru yol alan, ilk sayıdan sonuncusuna kadar tam anlamıyla zincir şeklinde ilerleyen bir yapı oluşturuyor ve her öykü virajı oluk oluk ustalık kokan sürükleyici bir serüven ortaya koyuyor. İşte seriyi canlı kılan başlıca unsur da bu. Bir çizgi romandan bekleyebileceğiniz en iyi hikaye anlatımlarından biriyle karşı karşıyasınız. Watchmen’in potasına koyulsa sırıtmayacak, hatta alt etme potansiyeli bile olan bir kusursuzluktan bahsetmekteyiz.

khgkhgkgfk

Her 6 sayıda bir ana mevzumuz değişse de 60 sayıyı kapsayan (ve yukarıdaki övgüleri asıl hak eden) bir arka plan öyküsü mevcut. Spoilera lüzum olmasa da şu ipucunu verebilirim sanırım. Ennis Punisher’ı önce Rusya’nın, sonra da Amerika Birleşik Devletleri’nin karşısına dikiyor sevgili dostlar. Dünyanın en büyük iki devletine karşı, arazilerce uzanan ordularına ve cephanelerine karşı bir oda dolusu silah ve kurukafa motifli bir çelik yelek bulunduran yaşlı bir adam.

Hikayeye 3. boyutunu kazandırırken iki devlete de epeyce giydirmekten çekinmeyen yazarımız, inceleme başlarında sözünü ettiğimiz ”Düşünebilen çizgi roman” sıfatını da bu noktada kazandırıyor eserine. Punisher Max dürüst bir yapıt. Yalnızca katliam atmosferini, her fırsatta gözümüze sokulan kopmuş uzuv parçaları ve sağdan soldan fışkıran bağırsak parçaları ile verdiği için değil. Ya da iki insanın birbirini arzuladığını tamamen çıplaklıkla bezenmiş uzun uzadıya seks panelleri ile hissettirmek istediği için de değil. Korkusuzca eleştirisini yapıp, mümkün olduğu sürece pasını okuyucuya attığı için.

Hepsinden ziyade bu global eleştirisini belki de yeryüzündeki en uygun kurgusal karakterle gerçekleştirmekte. Frank Castle bütün Marvel şenliğinden sıyrılıp gelişimini gerçek dünyada tamamlayan, evrenin daha önce girilmemiş arka sokaklarını ziyaret eden, en önemli artısını da bu özelliğinden alan bir kahraman.

lhlhgll

Dizinin birçok kilit noktasını Max’ten çektiğini söylemek şu paragraflardan sonra pek zor olmasa gerek. Savaş bitse de içindeki savaşçıyı öldürememe, silahlı kuvvetler çatısı altında dönen birçok kirli iş ve Castle’ın bu kaos içindeki yeri, öldürmek ile öldürmemek arasındaki gelgitler (Gerçi Castle çizgi romanda daha rahat bu konuda) gibi önemli sorgulamaların kaynağı büyük ölçüde Punisher Max. Tabii dizinin henüz erişemediği seviyeler de yok değil. Mesela bir sahnede Punisher’ın bilinen cinayetlerinin 37 tane olduğunu öğreniyoruz. Bu sayı Max’te 2500’den fazla. Dikkatinizi çekerim, henüz sayılabilmişler.

Yani dizi Frank’imiz bayağı yol katedecek. Bayağı tecrübe kazanacak. Akılalmaz öfkesini kontrol etmeyi öğrenecek ve işini profesyonel bir noktaya taşıyacak. Haliyle diziden çizgi romana geçen dostlarımız için şu uyarıyı yapmak kaçınılmaz: Arkadaşlar Max Punisher’ı yaklaşık 30 yıldır bu işi yapıyor. Dizide ise birkaç yıllık bir Castle tanımaktayız. Aman diyelim. Böylece küçük çaplı karşılaştırmamızı da bir kenara çekelim.

ghkhgk

10 Cilt olarak her türlü çizgi roman mağazasında bulabileceğiniz bu nacizane eseri en kısa zamanda toplamaya başlamanızı, başlamışsanız da acilen bitirmenizi öneriyoruz. Çılgın aksiyon anlarıyla coşacağınız, olabildiğince kan ve cinsel organa doyacağınız; bu yolda görülmedik yeni düşmanlar edineceğiniz (Muhtemelen en çok Barracuda’yı seveceksiniz), dünyayı döndüren büyük olaylar hakkında bir kez daha düşünmek isteyeceğiniz; hepsi bir yana, hayran bırakacak bir Punisher tasviriyle heyecanlı, gerilimli ve yer yer duygusal bir seyahate çıkacağınız özel bir şaheseri konuştuk bugün.

Yazıyı +18 içeriklerle donatmamızın sebebi, seriyi koleksiyonunuza katmadan önce bir kez daha düşünmeniz gerektiğini vurgulamak içindi. Zira ilerde çocuğunuza ya da torununuza hediye edemeyeceğiniz bir iş kendisi. Heheh.

Yorumları Gör (1)

1 Yorum

  1. Inhuman

    27 Kasım 2017 at 15:54

    Max görebileceğiniz en iyi Punisher serisidir.Frank Castle’ın kim olduğu ve kimlerle savaştığını ancak bu seride ciddi olarak görebilirsiniz.

    Dizi ise kaliteli olmasına rağmen, dizinin simgelediği Punisher basit ve yüzeysel bir adam.Yani ancak bir yan karakter olabilecek kapasitede.Zaten baz aldığı Frank, Spider-man veya Daredevil çizgi romanlarında gösterilen Frank.Daha kaba, daha az akıllı, daha az tedbirli ve daha çirkin.Kezâ bir Frank portresini örümcek adam çizerinden beklemeyiniz.Hattâ Peter Parker’ın kendisi zaten Punisher’ı böyle gördüğü için hiçbir şey beklemeyiniz…

Cevap Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çizgi Roman
Emre

Çizgi Roman ve kaynağı çizgi roman olan her şey canımız ciğerimizdir

Daha Fazla Çizgi Roman

bloodborne-the-old-hunters

Bloodborne: The Death Of Sleep (Yeni Çizgi Roman Serisi)

Baha Tan Oral9 Aralık 2017
4

Film Bana Yetmedi Diyenlere: Justice League-Başlangıç İncelemesi!

Bartu Yılmazer2 Aralık 2017
5

İki Süper Kitap Birden: Action Comics Cilt 4 ve Cilt 5’i İnceledik!

Bartu Yılmazer15 Kasım 2017
GalleryComics_1920x1080_20160622_WW_Cv1_57226a8888e373.70395830

Wonder Woman’ın En Büyük Savaşlarını Sizler İçin İnceledik! [Kısım 2/2]

Engin Topaloğlu11 Kasım 2017
GalleryComics_1920x1080_20170208_WW-greatest-battles_587985c543d5c2.57726454

Wonder Woman’ın En Büyük Savaşlarını Sizler İçin İnceledik! [Kısım 1/2]

Engin Topaloğlu10 Kasım 2017
sc_home_invasion

“Tekrar Aranıza Dönmek Harika, Ortak!” [Green Lantern 7: Sinestro Birliği Savaşı İkinci Kısım-İnceleme]

Engin Topaloğlu5 Kasım 2017
6

‘Yine Öyle Hissettiğinde’ İncelemesi: Bir Neslin Duyguları Bu Karikatürlerde!

Bartu Yılmazer31 Ekim 2017
4

Pencerenin Ardından Kadın Masalları İncelemesi: Çarpıcı Bir Hikaye

Bartu Yılmazer27 Ekim 2017
HJFLC_Cv1_R3_gallery_57fc3635f2c6a2.45566872

“Korkunun Nasıl Kullanılacağı Hakkında Hiçbir Bir Fikrin Yok, Hal Jordan.” [Green Lantern 6: Sinestro Birliği Savaşı Birinci Kısım-İnceleme]

Engin Topaloğlu22 Ekim 2017

Cizgiroman.com da bulunan tüm yazı, resim video ve içeriklerin telif hakları Cizgiroman.com a aittir. İzinsiz ve referans gösterilmeden paylaşılamaz.

Copyright © 2014 Cizgiroman.com Tüm Hakları Saklıdır.