İnceleme

Gözümüzü Kör Eden Bir Olgu: Fanatizm [Bir Diğer Deyişle: “Fanboyluk”]

Gözümüzü Kör Eden Bir Olgu: Fanatizm [Bir Diğer Deyişle: “Fanboyluk”]
M. Engin Topaloğlu

Hepimizin duyduğu “Olmak Ya da Olmamakİşte Bütün Mesele Bu!” diye klişe bir deyiş vardır. Ünlü yazar Shakespeare tarafından kaleme alınmıştır ve klişe olmasının tek sebebi hepimizin zaman zaman çeşitli nedenlerle günlük hayatına bu söze yer vermesidir. Lafa böyle başlayınca da haliyle “Çizgi roman mı yoksa edebiyat üzerine mi bir sitedeyiz?” diyebilirsiniz ki bu haklı bir şikayetinizdir. Konuyu hepimizi ilgilendiren bir noktaya bağlayacağımı ümit ediyorum.

Bu sözü ne ya da kim olduğumuzla ilişkili olarak düşünmekte fayda görüyorum. Varlığımızın üzerine kafa yormak açısından oldukça anlamlı. Bu özün neleri etkilediği ya da nelerden etkilendiği ise en önemli etken. Bizi biz yapan bir temelimiz olduğu gibi dış etkenler de haliyle mevcut. Bünyemiz çevreden öğrendikleri üzerine bir karara vararak çeşitli sonuçlara bizi sürüklüyor. Çevremizden nasıl ve ne şekilde etkileneceğimizin yegane kontrol mekanizması ise biziz. Bu mekanizma bizi, çevremizi ve zincirleme biçimde tüm insanlığı etkiliyor. Aslında dünyada yaşanan her şey canlılar arasındaki etkileşimin sonuçlarından ibaret. Bu etkileşimi yönlendirmek elbette mümkün. Bizi birbirimizden hem o kadar uzak hem de bir o kadar yakın tutan bu zincirin kapsamında insanlığın gelişimini lanse eden sanata karşı tutumumuz da yer alıyor. Dolayısıyla hepimizin ortak noktası olan çizgi roman ve buna bağlı kültüre karşı yaklaşımımız bir süredir dikkatimi çekiyor. Buna karşı duyarsız kalmak istemiyorum. Böylesine tutkulu olduğumuz bu kültürü geliştirmek bizim elimizde. Bunu da doğru tespitlerle başarabiliriz. Bahsedeceğim konu bir isimden daha fazlası… Bizi kısır döngülere mahkum eden bir olgu. Evet, bugün konumuz fanatizm. Geek diliyle tarif edersek “fanboy”luk!

Yakın zamandaki film eleştirilerini (Sinema eğitimi süzgecinden geçmiş değerlendirmeleri bu konudan ayrı tutuyorum.) okuyorum ve bunları oldukça şaşkınlıkla karşılıyorum. Bugün biz bizeyiz. Popüler kültür hayranları olarak şimdi içimizi dökme zamanı. İlgi alanım olan çizgi roman üzerinden örnekler vermek istiyorum. Bildiğimiz yayın evleri arasında DC, Marvel, Image, Dark Horse, Valiant, Dynamite gibi büyük kuruluşlar var. Bu kuruluşların bünyesinde çalışan pek çok değerli yazar ve çizerler var. Onların dışında amatör ya da profesyonel çalışan pek çok değerli sanatçı var. Biz bu sanatçıların emeklerini değerlendiriyor, ilgimizi çeken hikayeleri ve karakterleri seviyoruz. Eleştiri mekanizması üzerinden biz onlara puan veriyor ve onlar kendilerini geliştirirken biz güzel vakit geçiriyoruz. Ödediğimiz paranın hakkını keyifle yaşıyoruz. Peki bu eleştiri mekanizmasının dünya genelinde doğru çalıştığına inanıyor musunuz?

1_UdLtztpXIWxtw2mLKg1wag

Türk Dil Kurumu’nun tanımladığı üzere eleştiri, “Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi“dir. Yapılan inceleme içerik ile ilgili doğru/yanlış yanları yansıtmaktan yoksun ise buna eleştiri diyebilir miyiz? Konumuz ne Rotten Tomatoes, ne IMDB ne de diğer sinema puanlandırma siteleri. Konumuz sosyal medyada, bloglarda, videolarda paylaşılan eleştiri adı altında “nesnellikten yoksun” yorumlar. Bunu tetikleyen hayranlık iç güdüsü. Şunu bilmeliyiz ki hayranı olduğumuz/olmadığımız eserlerin hasılatlarını yarıştırmak, “benim süper kahramanım seninkini döver” anlayışında konuşmalarda bulunmak gibi hareketler bizi ileriye götürmeyecektir. Verdiğim örnekten hareketle şunu net olarak söyleyebilirim: Filmlerin hasılatları yapımcılarını ilgilendirir. Kaç kişinin ilgili filmi izlediğinden çok daha önemli olan bizim cebimizden çıkan paranın hakkını alıp alamadığımızdır. Süper kahramanlar hayal ürünüdür ve yazarların yaratıcılığı doğrultusunda tekrardan şekillenir. Bir karakteri, yazarı veya olay örgüsünü beğenmeyebiliriz. Bizi ilgilendirmeyebilir ancak nefret etmek aşırıya kaçan bir duygu olmuyor mu?

Yukarıda saydıklarım hayranlığın ilham almaktan ziyade gerekli olmayan bir sahiplenmeye gitmesine yönelik örnekler. Eleştiri kavramını daha doğru işleyebilmek adına yakın zamanda karşılaştığım içeriklerden örnek vermek isterim. Bir yapıma yönelik oluşan çoğunluk ön yargısını beğeni almak için kullanarak “çöp”, “leş” gibi abartılı ifadelerle süsleyenlerin bu keyifli hobiyle ilgilenen kitleleri yanlış yönlendirmeye hakkı olamaz. Bir eleştiri altı doldurulmadığı takdirde yalnızca kuru sözcüklerden ibarettir. Bu yapımı film olarak kabul ediyorsak efektleri, senaryoyu, oyunculukları, gerçekçiliğini ayrı ayrı çözümler üreterek tartışmamız gerekir. Çözümünü sunamayacağımız olumsuz eleştirilerin de “feedback” kültürü açısından bir artısı olamamaktadır.

Sanattan bahsederken ön yargılarla hareket edemeyiz. Çözüm odaklı ve ileriye yönelik saptamalarda bulunmalıyız. Bunun için Sinema-TV okumamız gerekmiyor. Sanat kapsamında üretilen her şeyin arka planını biraz araştırma yaparak öğrenmek mümkün. Hepimiz bu çağda yaşıyorsak bilgiden uzak yaşayamayız. Bilgi de bize en doğru tespitleri yapmamız konusunda yegane kaynağımız olacaktır. Saydığım sebeplerdendir ki ön yargıları bırakmak, araştırma yapmak, bizi geliştirmeyecek yolları ve yorumları takip etmemek, ilham olmak-almak, yorumlara açık olmak ve çözüm odaklı hareket etmek bizi fanatiklikten uzaklaştıracaktır. Hayal dünyamızın sınırlarını zorlayan ve genişleten biricik tutkumuz çizgi romana dair yanlış yönlendirmelere asla izin vermemek, doğru analizler yapmak bizi sadece sanat alanında değil her alanda geliştirecektir. Gelişmek canlıların yapısında vardır ve doğamıza sınırlar çizemeyiz.

Doğrudan hiç kopmamanız dileğiyle,

Hoşçakalın :)

Yorum eklemek için tıklayın

Cevap Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İnceleme
M. Engin Topaloğlu
@engint21

19 Model Mühendis. Muzip ve Ciddi İnsan Oluşumu.

Daha Fazla İnceleme

maxresdefault

The Messenger İnceleme

Baha Tan Oral24 Mart 2019
0n3z3AlkpAtibAozYcBEdphbdI0fwb4i

Truberbrook İnceleme

Baha Tan Oral24 Mart 2019
RCO001_1553131975 (1)

Radyoaktif İncelemeler #4

Yiğit İleri23 Mart 2019
fate-extella-link-magic-fantasy-anime-boy-sword-back-view-anime-17454

Fate / Extella Link İnceleme

Baha Tan Oral19 Mart 2019
RCO001_1552094857

Radyoaktif İncelemeler #3

Yiğit İleri17 Mart 2019
OPWS_key_visual_final_15373191492-ds1-1340x1340

One Piece World Seeker İnceleme

Baha Tan Oral14 Mart 2019
52440760_506040389920395_6456188822098018304_n

Farklı Dünyalar, Ortak Düşler! İsimsiz Dünya Üçüncü Sayısı ile Raflarda!

M. Engin Topaloğlu14 Mart 2019
maxresdefault

Hacktag İnceleme

Baha Tan Oral6 Mart 2019
092492

The Occupation İnceleme

Baha Tan Oral4 Mart 2019

Cizgiroman.com da bulunan tüm yazı, resim video ve içeriklerin telif hakları Cizgiroman.com a aittir. İzinsiz ve referans gösterilmeden paylaşılamaz.

Copyright © 2014 Cizgiroman.com Tüm Hakları Saklıdır.