Film

Film İnceleme: Star Wars: The Last Jedi (SPOILER İÇERMEKTEDİR)

Film İnceleme: Star Wars: The Last Jedi (SPOILER İÇERMEKTEDİR)
Eser Yeşim

Prenses Carrie Fisher anısına.

 

“Star Wars: The Last Jedi” filmi için Star Wars filmlerinin üçüncü jenerasyonunun üçüncü filmi diyebiliriz. Baştan belirtelim, filmde sevmediğiniz/sevdiğiniz yanlar olabilir. Filmi toptan sevmeyenler/bayılanlar olabilir. Rey ve diğerlerini anlatan son (şimdilik) üçleme olan bu seri de, aynı, bir zamanlar Anakin’in Darth Vader’a dönüşme macerasını anlatan filmler gibi uç derece nefret eden ve uç derece bayılan bir hayran grubuna sahip. Filmden çıkıp birkaç saat izlediğim şeyi sindirirken, aslında Luke-Anakin-Rey jenerasyonlarını bağlayan tüm Star Wars hayranlarını ortak fikirde bağlayan tek şeyin, yeni filmlerin beklentisi altında yatan heyecan olduğunu düşündüm zira filmle ilgili çevirdiğim iç hesaplaşma ne durumda olursa olsun, gelecek yeni film ile ilgili eş değer heyecanda olacağım. Her şeyden öte, Star Wars kavramını seviyorum çünkü.  Bu yüzden “Bu filmler orijinal Star Wars’a benzemiyor!”, “Bu filmler orijinal Star Wars’a FAZLA benziyor!” diye değerlendirmekten ya da tabiri caizse küplere  binmektense, güzel gelenler/eleştiriye açık noktalar şeklinde ılımlı yaklaşma taraftarıyım. Şimdiden söyleyeyim, kişisel fikirlerinizi de ılımlı bir tonda yorum olarak belirtebilirsiniz, filmden çıktığımdan beri aldığım nice görüşlerden etkilendiğim oldu, Star Wars konusundaki fikir alışverişlerini  faydalı buluyorum.

rychhwwbcc

Açılışın ardından gelelim spoilersız film yorumuna. Halihazırda yeni jenerasyon Star Wars filmlerinin 3.sü olduğunu belirttim. Rogue One’ın ardından ilk film ile bağlantılı devam eden bu hikayede Leia ve Direnişçiler muzdarip oldukları dertten kurtulmaya odaklanırken Rey’in hikayesi de, ilk film finalindeki noktadan, Luke Skywalker’a ışın kılıcını uzattığı andan itibaren başlıyor. Star Wars: The Last Jedi, önceki filmler ile karşılaştırıldığından aksiyon açısından daha pasif bir yapım. Hiç yok ya da kötüler demiyorum ama hareketli bir devinimin aksine, stratejiler, kararlar, ikilemler ve açmazlar üzerinden gidilmiş. Filmin çok katmanlı hikaye yapısı en övülesi kısım bence. Dahil olan yeni karakterler, onların hikayeye büyük etkisi ve birden fazla olayın birbirlerine paralel olan işleyişi oldukça başarılı.

SPPFRSTJDD
(Yazının devamı spoiler içermektedir)

Yeni film “Star Wars: The Last Jedi”,  ilk filmin yeni bir başlangıç yapmasını dezavantajı olarak ortaya çıkan hikaye ve karakter boşluklarını dolduran cinsten bir yapım, akıldaki soru işaretlerinin hepsine olmasa da bir kısmına cevap vermiş. Kylo Ren’in daha ilk sahneden o çok eleştirilen maskeden kurtulması, hayranları tatmine yönelik bir adım mı diye düşündürmedi değil. Filmin çekirdek hikayesi Rey’in eğitim almak için Luke’un yanında geçirdiği zamanı, bu esnada Güç’ün tarafları arasındaki çelişkili duruşunu, Kylo Ren ile süren husumetini, Rey’in Direnişçi grubuna yardım etme arzusunu ve tüm bu amaçlar arasında kendini keşfetme çabasını konu alıyor.

lllloscrscn

Daha spoilerlı bir biçimde olanları anlatmak gerekirse, First Order olarak bilinen ve azınlık olarak kalmış olmalarına rağmen Prenses Leia‘nın liderliğine sahip olan Direnişçiler arasındaki güç savaşı sürmektedir. First Order, tahliye esnasında Direnişçiler‘e büyük bir darbe vurur, bunun sonucunda da pilot Poe, Leia’nın emirlerine karşı gelerek tüm bombacıları feda etmek zorunda kaldığı bir karşı darbede vurur. İtaatsizliği, rütbe düşürülmesi ile sonuçlanır. Bu esnada uyanan Finn, Rey’in gemide olmadığını, bir takip cihazı ile geminin yerinden haberdar olduğunu öğrenir. First Order’ın Direnişçi gemisini ışık hızında takip edebildiği ve geminin yetersiz yakıtı hakkında bilgileri aldıktan sonra, Rey’in tehlikeli bu ortama dönmemesini sağlamak adına kaçış girişiminde bulunur ama girişimi, serinin yeni karakterlerinden biri olan Rose tarafından engellenir. Rose, kızkardeşini bombacı gemilerinin düştüğü çatışmada kaybetmiş bir gemi çalışanıdır ve Finn ile tanışmalarının ardından hikayenin kalanında önemli bir rol edinir. Finn, Poe ve Rose, takibi engellemek adına First Order gemisine girip takip cihazına müdahalede bulunma planı ile harekete geçerler. Tüm çabalarına rağmen gizli planları başarısız olur, başarısız olduğu gibi Direnişçiler’in kurtuluş planına da güçlü bir darbe indirerek büyük oranda bir kayba sebebiyet verir. Ana gemiden kaçanlar madenci bir gezegene saklanıp onları oradan çıkarmaya gelen First Order’a karşı, günü kurtaracak bir zafer kazanıp sığınma planıyla gittikleri yeni gezegenden de kaçmayı başarırlar.

lllkreyyey

Bu hikayenin bir bölümü, diğer tarafta ise yardım ve eğitim amacıyla Luke‘un yaşadığı adaya giden Rey bulunuyor. O epik ışın kılıcı uzatma sahnesi, beklenti içindeki seyirciyi trolleyen bir sahneyle, Luke’un kılıcı atıp yürümeye başlamasıyla devam ediyor. Luke, ısrarlara rağmen Rey’i eğitmemekte direnir. Gemisine gizlice girdiği vakit R2D2 ile aralarında geçen, geçmiş göndermeleri ile dolu olan sahnenin ardından Rey’e 3 ders vereceğini bildirir. Rey bu esnada Kylo Ren ile olan sebebi bilinmez bağın farkına varır, bu bilgiyi Luke’tan saklayarak yarı meydan okumacı yarı hesap soran bir diyalog serisi içine girer. Luke, Rey’i eğitmeye çalışır fakat daha ilk dersten Rey’in karanlığa olan eğilimi Luke’un gözünü korkutur. Devam eden süreçte Luke’un Ben Solo’nun Kylo Ren’e dönüşme sürecindeki payı deşifre olur, Rey Kylo Ren ile zihinsel teması esnasında edindiği bir görü sonucu onu aydınlık tarafa çekebileceğine inanıp doğruca Snoke’un gemisine gider. Snoke ile yüz yüze gelmeden önce Kylo Ren ile aralarında geçen konuşma esnasında, ikisi de birbirlerinin taraf değiştireceğine inandıklarından bahseder. Snoke’un Rey’den bilgi alma aşamasının ardından Snoke, çırağından Rey’i öldürmesini ister lakin bu durum, Kylo Ren’in Snoke’u öldürmesi ile sonuçlanır. Kylo, bunun ardından Rey’e, Güç’ün iki tarafından da kurtulup birlikte yeni bir düzen kurma planıyla gelir. Rey’in gerçek ailesi ile ilgili öğrendikleri, Rey’in karanlık tarafa geçmesine sebep olmaz, aksine Kylo Ren’in planını reddedip kaçarak Direnişçiler’e yardıma gider. Snoke’un ardından yeni lider olan Kylo Ren, Direnişçiler’i saklandıkları madenden çıkarmak için filoya öncülük eder, Luke Skywalker ile kapışır. Mücadelenin sonunda Luke ile değil, onun yanılsaması ile karşı karşıya olduğunu ve Direnişçiler’in kaçtığını öğrenir. Luke adada son kez çift güneşe bakar ve Güç’e karışır.

kyyyyylrrnn

Genel çapta özet bu olsa da film, içinde incelikler taşıyan cinsten. Filmlerin, önceki seriler ile bağlantısız olduğundan şikayet eden hayran grubu için, oldukça geçmiş odaklı, göndermelerle dolu bölümler mevcut. Öncelikle, Kylo Ren’in geçmişi ile öğrenilen nice bilgi aslında Kylo Ren‘in dedesi Darth Vader’a duyduğu hayranlığın sebebini açıklayan cinsten. Lineal bir düzlemde sıralanıp incelendiğinde Ben Solo‘nun başından geçenlerin Darth Vader‘ın da başından geçenlerle paralellik gösterdiği söylenebilir. Güç konusunda büyük potansiyele, hatta bu defa asil bir kan sınıfına da denebilir, sahip olan Ben Solo, eğitimi esnasında, Güç’te dengesizlik hissetmesine sebep olacak duygusal bir travma ile yüzleşip Karanlık Taraf’a özgü duygular beslemeye başlayarak içindeki dengeyi kaybederek yoldan çıkar. Aynı Anakin gibi, Karanlık Taraf’a, Jedi öğrencilerini katlederek girer. Film boyunca Kylo Ren ile ilgili de hala çelişkili bir yön bulunduğunun bahsi, aslında, ölümü esasıyla değerlendirildiğinde Darth Vader’ın da, sahip olduğu güce ve tarafına rağmen içinde aydınlık tarafa yönelik hisler barındırdığını hatırlatan cinsten. Darth Vader’ın Luke’a sunduğu teklif gibi, Kylo Ren’in de yeni düzen kurmak adına Rey’e sunduğu bir teklif bulunuyor film içerisinde. Bunu “aile bağları, romantik ilişki” kapsamında değerlendirmektense, Karanlık Taraf’a ait bireyin duygusal bağı bulunan bir başkasına aynı tarafta bulunma önerisi ve reddedilişi olarak değerlendirebiliriz; bu açıdan bakıldığında da Darth Vader-Kylo Ren hikayesi direkt paralellik göstermektedir. Luke’un  Kylo Ren ile mücadelenin ardından Güç’e karışması, Obi-Wan/Darth Vader mücadelesinin ardından Obi-Wan’ın güce karışması ile yine benzerlik taşıyan bir hadise.  Yani elimizde Kylo Ren’in Darth Vader ile benzer bir kader paylaştığına dair birçok delil bulunmakta ve bu, ileride de hikaye bazlı benzerlikler görebileceğimiz anlamına geliyor olabilir.

ikignşllkkkskyww

Bunun haricinde, kaçınılmaz kavuşmanın ardından R2D2‘nun Luke’a izlettiği, ilk filmdeki Leia’nın yardım çağrısı, ilk üçleme severleri gönülden etkileyen bir gönderme. Zaten o sahnenin birkaç kare öncesinde Leia ve umut bahsi geçerken kendi kendine o meşhur yardım çağrısını söylüyor olduğumdan, bireysel olarak beni memnun etti bunu kullanmış olmaları. Luke’un Güç’e karışmadan önce çift güneşe baktığı an ise, yine ilk filmlere gönderme. (Paragraf başındaki resim) Yaşlı Mark Hamill’in yüzünde genç Mark Hamill’i gördüm adeta o sahnede. Mark Hamill, film ile ilgili verdiği röportajlarda karakterinin gelişiminden memnun olmadığını belirtmiş, hak verilesi noktaları var. Fakat Luke’un hikayesinin başlangıcı ve bitişine sembol olan iki güneş işi güzel bir nokta. Neden durduk yere Güç’e karışmayı seçtiği sorusu da aslında Yoda ile konuşmalarında saklı. Güç’e karışma işi sadece son saniye kendini kurtarmak adına yapılan bir şey değil neticede, filmin ‘Güç’e bakış açısında olduğu gibi, daha spiritüalist, mistik bir yapısı bulunmakta. Luke, zaten gerek sahip olduğu şüpheler, gerek de tutumu neticesiyle görevlerini tamamlamış durumda. Kylo Ren ile karşılaşıp vicdanını da rahatlattıktan sonra gitme zamanının geldiğini hissetmiş olsa gerek diye yorumladım şahsen ben.

rykylrng

Kylo Ren ile ilgili filmin doğru yaptığına inandığım bir başka yönü, ilk filmde dede özentisi yeni yetme imajı ile sunulmuş karakterin, bu filmde kazandığı derinlik. Adam Driver işi hakkıyla yapan, hatta fazlasını bile veren bir oyuncu bence. Karakterin öfkelendiği anda edindiği o kambur duruşu/beden dili/mimik üçlüsü gözümüzde düşman kesilmeye meyillendirildiğimiz bir ergenlik hissiyatını barındırdığı gibi, bu film perspektifinde işlenen o altyapı doğrultusunda da metanetli bir duruş sergilemekte ve rol bazında da bu oldukça iyi aktarılmakta. Kylo Ren hala (bu yorum bakış açınıza göre değişir, ben Aydınlık Taraf gözüyle izleyen izleyiciyi baz alayım) öfke dolu, dengesizlik faktörüne sahip bir yok edici sembolü olsa da en azından film,  “Karakter Kim?” sorusuna yanıt veren ilk filmin ardından “Karakter Neden Böyle?” sorusunu da yanıtlamış bulunuyor. Snoke’u öldürdükten sonra “Gelmişimi geçmişimi s*keyim.” tavrı da, aslında yeni lider olması yönünde beni karakter adına üzdü. Neticede film boyunca sunulan bilgiler esasında, Ben Solo‘nun nihai amacı esasında ustasını öldürüp yerine geçmek değil, şimdi olduğu kişinin varlığına sebep olan tüm isimleri ortadan kaldırıp geçmişinden kurtulmak. (Yine de ustasını öldürdüğü düşünülürse, artık bir çırak değil adam akıllı Karanlık Taraf ferdi olduğu söylenebilir) Snoke’un kurduğunu iddia ettiği Rey-Ren zihinsel bağına rağmen, son karede de Rey ile Kylo Ren’in bakışmalarından anladığımız kadarıyla, Rey-Ren zihinsel bağının daha mistik bir sebebi var, ne olduğu şimdilik meçhul. (İyi ki de öyle, merak unsuru mevcut hala.) Ek olarak, Kylo Ren’in tetiğe basamadığı sahne aslında karakter namına oldukça değerli bir sahne. Ben Solo’nun babası Han Solo ile olan problemi ortada, fakat “Bırak ölsünler” dediği an hariç, annesi Leia‘ya karşı kin beslediği bariz sahneler yok. Rey’e yardım etmemesini söylediği zamanda da Ben, annesi Leia’nın bulunduğu kompartmanın bombalandığını çoktan gördü. (Kesin konuşmamakla birlikte) Son sahnede Luke’un Leia’ya verdiği zarları yok olmadan önce bulduğunda ancak, Leia’nın hayatta olduğunu öğrenmiş olabilir. Kylo Ren’in, namı değer Ben Solo’nun, annesi ile kan davası bulunmamasının sebebini yorumlayacak olursak, buna sebep olarak annesinin ondan umudu kesmeyen yegane isimlerden biri olması şeklinde bir çıkarım yapabiliriz. Luke ile konuşmaları esnasında oğlunu kaybettiğine inanmaya başladığını belirten Leia’yı gördüğümüz düşünülürse, ilerde yaşanacak bir Leia-Ben karşılaşması durumda işler kızışabilir de, bilemiyorum.

rreyreylimirey

Rey ile ilgili de esaslı karakter gelişimleri mevcut. Tam olarak eğitimini tamamlamamış olsa da, ağacı ateşe veren Yoda hayaletinin de b elirttiği gibi ‘Rey’in kitaplardan öğreneceği hiçbir şey bulunmamakta.’ Karanlık/Aydınlık arasındaki gidiş gelişleri bende “Acaba Rey Gri Jedi’lardan biri olabilir mi?” umudunu yarattıysa da, ilerleyen süreçte nasıl bir gelişme olur bilemiyorum. Bu yeni filmle beraber işlerin sadece Karanlık Taraf/Aydınlık Taraf’ın ötesinde hissiyatıyla dolduğumdan, Rey’in yer altındaki karanlık yere çekildiği psikoanalitik sahnede bunun işaretlerini aldım. Aslında Kylo Ren, Snoke’u öldürdükten sonra intikamcı bir ruhla yeni düzeni kurmak istemese (zira bu tip duyguların tümü, intikamdır iktidar arzusudur vs., tamamen karanlık tarafın oyunları statüsünde) ve ben kendi işime bakıyorum arkadaş mantığıyla Denge‘yi sağlamaya çalışsa, ideal bir Gri Jedi olabileceğini de düşünenlerdenim. Ama öyle olmasa, Rey de ateş hattında kalmamış olsa vs. vs., devam filmleri olmaz 😀 Biraz yapımsal esaslı da düşünmek lazım elbet. İlerleyen süreçlerde bakış açımızı değiştirecek bir yığın olayla karşılaşabiliriz, hele de açık sonlu final ve yeri süpüren çocuğun süpürgeyi Force ile kendine çekmiş olmasını hesaba katarsak.

fnrspoedıdı

Filmin beklenti yaratıp ters köşe yaptığı çok an var. Rey’in ailesi ile ilgili öğrendikleri, ailesinin sıradan tipler olduğu ve onu içki parasına sattıkları gerçeği, bu anlardan biri. Açıkçası ben bu ters köşe yapan sahnelerin hepsini sevdim, mideme yumruk yedikten sonra acısına üzülmektense gülerek “İyiydi, bunu beklemiyordum.” demiş gibi hissediyorum. Rey’in Kylo Ren’in akrabası olduğu, Skywalker soyundan geldiği, Luke’un kızı olduğu gibi gibi çeşitli teoriler vızır vızır dolanıyordu, bunlar bekleneni oluşturmuştu zaten. Asıl şaşırtıcı ve klişeden uzaklaşan durum, beklenene ters düşmek olduğundan, Rey’in ana baba olaylarına en çarpıcı sonuç, onların “hiçkimseler” olması olabilirdi ancak. Ha, ilerleyen süreçte belki bunun yalan olduğu gibi şeyler çıkabilir, onu bilemem. Benim favori ters-köşe sahnem ise, Poe/Finn/Rose üçlüsünün gizli ve riskli planının işe yaramama anı oldu. Poe’nun, elinde tabanca ile beklerken, Rose ve Finn’in başarısız olduğunu anladığı o an epey vurucuydu. Filmin sonuç bölümüne ilerleyişe çarpıcı bir etkisi olmasının yanı sıra, Star Wars’un devamlı yaptığı bir şey ile de dalga geçmiş gibi oldu: Dünya, evren, kainat, devamlı ucu ucuna, riskli ve şansa dayalı taktiklerle kurtarılamaz. Genelleme aksiyon filmlerinde de sık sık gördüğümüz bu sahneler ile parodi niteliği taşıyor bu başarısızlık kurgusu. Öte yandan, Poe karakterinin filmlerdeki süreci yine linealleştirilerek analiz edilirse, yani zaman çizgisi üzerine sıralanıp başlangıç/bitiş esası ve arada olanlar olarak incelenirse, Poe‘nun da kişisel gelişim yönünde atılan büyük bir adım. Halihazırda filmin başlangıcı Poe’nun itaatsizliği ile başlıyor, aslında katmanlı hikayelerden birinin de Poe’nun fevriliğinin sonuçları ile yüzleşmesi, askeri düzene uymanın faydalarını öğrenmesi olduğunu söyleyebiliriz. Neticede Poe o düzen içerisinde bir Direniş askeri ve film, kritik anlarda üstlerini hafife alan erlerin fevri davranışlarının büyük kayıplar ile sonuçlanabileceğini gösteren, bazen kahraman gibi gözükmektense günü en az zarar ile kurtarmaya odaklanmanın doğruluğuna denen bir yapıya sahip.

zngnnuzylı

Son zamanlarda çizgi roman filmlerinde de politik kimi mesajlar ile karşılaşmaktayım. Örneğin, Logan filminde mısır şurubunun öncelikli olarak Amerikan halkının sağlığına etkilerine dair bir sahne bulunmaktaydı. Spider-Man: Homecoming filminde MJ karakteri, politik mesaj taşıyan nice söylemde bulunuyordu. Star Wars: The Last Jedi filmi de, savaş zenginlerinin bulunduğu gezegen üzerinden savaş konsepti üzerinden evrensel bir söylemde bulunuyor. Film Finn ve Rose’un kod kırıcıyı aramak için uğradıkları gezegen düzeni ile, savaş üzerinden para kazanan kişilerin nasıl serf çıkarlarını koruma odaklı olduğunu, taraf ve iyi/kötü kavramıdır umursamadıklarını, dünya yansa da kendi lüks merkezli zevklerine düştüklerini, vicdansızlıklarını vurguluyor. Rose karakteri, kızkardeşini kaybetmiş olmasına rağmen Direniş’e en çok bel bağlayan, kendini düşünmeksizin feda etmeye hazır olan karakterlerden biri, onun geçmişine değindiği monologunda bu mesajlar çok iyi verilmiş. Bu durum, Direniş konsepti üzerinden, Direniş grubunun sahip olduğu ideolojinin yalnızca kurgusal bir dünyaya ait olmadığını, günümüze de uyarlanabileceğini belirtir cinsten.

Devamlı geçen “Umut” kelimesi, filmin tüm katmanları için tutkal görevi görüyor. Rey, Kylo Ren’de Karanlık’tan fazlası olduğuna dair umut beslerken, Leia ve Direnişçiler, daha aydınlık günler göreceklerine dair umut beslemekte. Tüm bunlara ek olarak hikayeye eklenen yeni karakterleri ve Disney kokan fantastik yaratıkları beğendim. (İtiraf edeyim: CGI robotlara ve fantastik yaratıklara zaafım var. Beni Fantastik Yaratıklar ya da Wall-E izlerken görmeliydiniz. 😀 ) Tabii yeni yaratıklar Disney için satılacak yeni oyuncaklar da demek…

Gelelim birkaç eleştiriye. (Dediğim gibi, eleştirel tüm düşüncelerinizi yorum bölümünde belirtebilir, benim de kişisel ufkumu açabilecek birkaç şey söyleyebilirsiniz.)  Snoke‘un biraz hızlı harcandığını düşünenlerdenim. Her ne kadar Kylo Ren’in çıraklık faslını bitiren esaslı hamlelerden biri olsa da, First Order’ın başı olan ve oldukça esaslı bir Sith izlenimi veren, ne vakittir “Koskoca Snoke” gözüyle baktığımız bu karakterin dikkatsizlik sonucu, eline bir ışın kılıcı bile geçmeden ölmesi içler acısı. Snoke’un sahip olduğu Güç esasında Kylo Ren’in iç niyetini tespit edememesi kurgusal pasiflik olmuş. Devam filmlerinde Snoke’un asıl niyetinin Kylo Ren’in kendisini öldürüp bir üst basamağa geçmesi gibi “cici” bir sebep olduğunu öğrenmediğim müddetçe, biraz yersiz bir harcanma olarak göreceğim Snoke’un kaderini. Snoke ile ilgili binbir çeşit teorinin cevapsız kaldığı yetmesi, bir de “Koskoca Snoke” dediğimiz adam akıllarda yalnızca dev kafa simülasyonu ve kaliteli kumaş elbisesiyle led ışık taktırdığı odasında turlayan bir tipleme olarak kalacak, yazık. İkinci bir eleştirim de aslında bu yönde: Snoke konsepti. Karakter ya da kostümünde bir eleştirim yok ama o oda, o korumalar, o kırmızı tonu bende çizgi film kötüsü konseptiyle eşdeğer. Darth Vader’ın siyah beyaz minimalliğini özletti kırmızı ledler ve “Lady Gaga arka plan dansçıları.” Bunlar haricinde, ben Phasma’ya ait daha fazla sahne beklerdim fakat karaktere düşkünlüğü olmayanlar için sahneler yeterli gelmiş olabilir.

ghghgswşshnsjd

Sanat Yönetimi yönünde eleştirimi geçeyim, Kylo Ren’in geçmişine dair Luke ile ortak sahneleri hariç birkaç kare daha görmek güzel olabilirdi. Snoke sahnesine değin karakteri kötücül göstermemek adına çocukları katlettiği kareyi göstermemelerini anlayabiliyorum, yine senaryo sürecinde yapımsal bir zorunluluk çünkü. O sahneyi gösterse ardından gelen süreçte Rey’in Kylo Ren’i destekler tutumları seyircide mesafe hissine sebep olabilir, kullanılan görsel/sahne sıralamaları gibi elementler de en azından ışık/ses kullanımı vb. rejisel elementler kadar önemli. Ama bahsi geçen, görmemiz gereken daha bir sürü ek kare olduğuna da inanıyorum. “Ya keşke Luke duraksayacağına Ben Solo’yu öldürmeye kalksaydı da…” gibi şeyler işittim, o vakit Rey’in Luke’a tutumu değişmeli ve inancı daha beter sarsılmalıydı zira Luke duraksamasa, Karanlık Taraf‘a has bir eylem gerçekleştirme niyetini aklamış olurdu, Luke’u aydınlık taraf olarak değerlendirmemek gerekirdi.

bbcksttg

Son olarak, yapımsal birkaç yorumda bulunayım: Sanatsal olarak kabul edebileceğim birçok sahnesi var filmin. Tuz gezegenindeki yüzeyle ilgili detay bilhassa bir savaş sahnesinde kullanılması yönünde çok iyiydi. Müziklerin klasik Star Wars müziklerine benzerliği tüm Star Wars hayranlarını etkilemiştir diye düşünüyorum, dikkat çekici unsurlardan biriydi. Kamera arkası süreci yönünde diyecek bir şeyim çok yok, şahsi görüşüm oldukça başarılı olduğu yönünde. *alkış efekti girer*

Diyeceklerim bu kadar gibi gözüküyor. (Dediklerime değil diyemediklerime yanıyorum 😀 ) Okuduğunuz için teşekkürler!

Yorumları Gör (6)

1 Yorum

  1. Samed

    17 Aralık 2017 at 18:14

    Merhaba yazınız detaylı ve sürükleyici elinize sağlık. Sadece aklıma takılan Ben Solo değilde skywalker demeniz ve belirtmeniz. Bir nedeni var mi?

    • Eser Yeşim

      Eser Yeşim

      17 Aralık 2017 at 18:21

      Dikkat dağınıklığımdan kaynaklanmış o durum, hemen düzeltiyorum. Tespit ve yorum için çok teşekkürler:)

  2. Mahir

    17 Aralık 2017 at 18:21

    Benim anlamadığım Luke neden forca karıştı ?

  3. hulkun cocugu

    17 Aralık 2017 at 22:41

    Bir ben mi sevmiyorum şu star wars evrenini, ne biliyim karakterler cok cosplay duruyor.

  4. DemirEksikliği Adam

    18 Aralık 2017 at 15:50

    Filmden döndüğümden beri önüme çıkan tüm yorumlari okuyorum en başarılı buldugum yorum bu oldu, detayli ama akıcı olmus izlerken gözümden kaçan çok yerinde tespitler var elinize sağlık

  5. Dark Jedi

    20 Aralık 2017 at 19:40

    Açıkçası büyük bir Star Wars hayranı olarak filmi bayağı beğendim.Hatta Disney’in şimdiye kadar çıkardığı 3 Star Wars filmi içerisinde en iyisi olduğunu söyleyebilirim.Filmin en büyük artılarından biri Force Awakens filmindeki hatalarından inanılmaz ders almış olmalarıydı.Force Awakens kesinlikle kötü bir film değildi.Ama filmle ilgili en büyük sorun filmin A New Hope filmine inanılmaz benziyor oluşuydu.O kadar sene bekledikten sonra karşımıza A New Hope’un yenilenmiş efektlerle ve farklı karakterlerle bir versiyonu çıkınca ister istemez hayal kırıklığı yaşattı.Tabi bunda yönetmen ve senaryo yazarının payı büyük.JJ Abrams ”Gönderme yapıp eski hayranların kalbini fethedeceğim” kafasıyla o filmi çekti ve maalesef ne seriye yeni birşey kattı ne de o kadar seneden sonra büyük beklentileri karşılayabildi.Ufak ufak gönderme yapmak iyidir ama ipin ucunu kaçırmamak gerekiyor.Şimdi gelelim bu filme.TFA’dan (Force Awakens)sonra ister istemez insan ”Acaba diğer film de Empire Strikes Back’e benzeyecek mi ?” sorusunu soruyordu.Peki cevabı ne oldu ? Koca bir HAYIR.The Last Jedi tamamen ”Seriye nasıl bir yön verebiliriz ve yeni şeyler sunarak hayranları nasıl sevindirebiliriz ?” kafasıyla oluşturulmuş bir film.İçerisine tabi ki eski filmlere ufak ufak göndermeler var hatta bazıları inanılmaz mutlu edici ama ipin ucu kaçırılmamış.Tabi bu filmin bu kadar başarılı olmasının sebeplerinden biri yönetmenin Rian Johnsonn olması.Breaking Bad isimli popüler dizinin en iyi bölümünü çeken birinden bahsediyoruz.Hal böyle olunca insan ister istemez bu filme bayağı yükseliyor.Hatta 1-2 ay önce yeni üçleme çıkacağı ve bu üçlemenin Rian Johnsonn’a emanet edilmesi de bayağı hype yarattı.O yüzden bayağı iyi olmuş.Şimdi gelelim karakterlere.TFA’da çoğu hayranın kendinden nefret etmesini sağlayan Kylo Ren karakterinin bu filmde çok başarılı yazıldığını belirtmeliyim.Önceki filmde ”Bu mu lan kos koca Vader’ın torunu ?” dedirten Kylo bu filmde bayağı ön plana çıkmış ve ”İste aradığım Kylo Ren” dedirttirdi bana.Hatta 2 sene boyunca Kylo Ren hakkında dediğim hakaretleri geri aldım.Karakteri canlandıran Adam Driver’ın da çok başarılı olduğunu söylemeliyim.Gelelim Rey’e.Açıkçası Rey karakteri TFA’da yeni karakterler içerisinde en göze çarpan ve kanımın en çabuk ısındığı bir karakterdi.Bu filmde de başarısını sürdürüyor.Karakteri canlandıran Daisy Ridley’de çok başarılı.Hayran kalmamak elde değil.Peki gelelim büyük üstat Mark Hamill’ın canlandırdığı Luke Skywalker karakterine.Filmin en büyük artılarından biri Luke Skywalker’ı uzun zaman sonra bu kadar güçlü görmemiz oluyor.”Özlemişiz be” dedirttirdi.Snoke hakkındaki düşüncelerimi ”Snoke teoriler” sayfasının yorumlarında belirtmiştim.O yüzden bahsetme gereği duymuyorum.Film görsel olarak da bayağı başarılı.Hatta son savaşın yapıldı tuz gezegeninin ekrana çok iyi yansıtıldığını düşünmekteyim.Üzerinden birşey geçince kalkan tozlar büyüleyiciydi.Yazının fazla uzun olduğunun farkındayım kısaca puanlayacaksam aşırı Star Wars fanlığımı bir kenara koyarsan 8,5 veririm filme.Star Wars fanlığımı hesaba katarsam daha ne kadar yükselir puanı bilemiyorum :)

Cevap Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Film
Eser Yeşim
@UcanHardal

Daily Bugle'da çalışmak için sinema tv bitirdi. Gündüzleri senarist, geceleri suçla savaşıyor. Part time Batman'in uşağı. Özel gücü kitleler arasında görünmez olmak.

Daha Fazla Film

maxresdefault

Obi-Wan vs Darth Vader Sahnesi 40 Yıl Sonra Yenilenerek Döndü!

Arif Emre9 Mayıs 2019
avengers-endgame-group-shot

Bitti ama Biz de Bittik – Avengers: Endgame “Spoilersız” İnceleme

Bulut Şimşek26 Nisan 2019
avengers-end-game-et00090770-11-12-2018-05-03-48

Sevinsek mi Üzülsek mi Bilemedik – Avengers: Endgame Hakkında İlk Yorumlar

Bulut Şimşek23 Nisan 2019
eternals-750x380

Kevin Feige, Avengers: Endgame’den Sonra Olacaklar Hakkında Konuştu!

Orkan16 Nisan 2019
img_4513.jpg

KALBİ OLAN BAKMASIN: Endgame’den Görüntüler Sızdırıldı!

Mustafa Akkuş16 Nisan 2019
emperor

İmparator Palpatine de Star Wars: The Rise Of Skywalker Filminde Olacak!

Must13 Nisan 2019
cats

Kahraman Tanıtımları: Ronin Kimdir?

Arif Emre13 Nisan 2019
TheLastJedi59dd0aca3ada9

Star Wars: The Rise of Skywalker: John Boyega, Captain Phasma’nın Öldüğünü Doğruladı

Orkan12 Nisan 2019
Untitled 6

Gülümseyin: Joker Fragman İncelemesi

Bulut Şimşek12 Nisan 2019

Cizgiroman.com’da bulunan tüm yazı, resim video ve içeriklerin telif hakları Cizgiroman.com'a aittir. İzinsiz ve referans gösterilmeden paylaşılamaz.


Contact: emre[at]cizgiroman.com
info[at]cizgiroman.com

Copyright © 2014 Cizgiroman.com Tüm Hakları Saklıdır.