Film

Geç Kalmış Bir Film Analizi – Captain America: Civil War (1. Bölüm)

Geç Kalmış Bir Film Analizi – Captain America: Civil War (1. Bölüm)
Bulut Şimşek

Merhabalar sayın okuyucular. Bugün, Avengers: Infinity War gibi bir filmin bulunduğu bir sinematik evrende dahi benim favori MCU filmim olmayı başarabilmiş Captain America: Civil War ile ilgili bir değerlendirme yazı dizisi yazmaya karar verdim. Bu film benim favori Marvel filmim, çünkü uydurma bir dünyada, ortaya, bir ayağı gerçeklikte olan etik bir problem koyup filmin çıktığı Mayıs 2016 tarihinden beri dünyanın dört bir yanındaki hayranları “kim haklıydı” diye düşündüren ve hayranların, bazen hararetli tartışmalara dönen fikir alışverişleri yapmalarına sahne olan bir film Captain America: Civil War. Film, Batman v Superman gibi bir filmin çıktığı bir yılda çıkmış olma şanssızlığına sahip olduğu için çok değeri bilinen bir film değil bence. İzninizle uzatmadan filmin ana noktaları hakkındaki fikirlerimi açıklamak istiyorum.

Captain_America_Civil_War_26Sokovia Anlaşması: İşte filmin can alıcı iki sorusundan biri: “Süper kahramanlar BM denetimine alınmalı mı?” Bu konuda Captain America’ya katılıyor gibi olsam da yakın zamanlarda Avengers: Age of Ultron’u tekrar izlediğimde fark ettim ki Yenilmezler, gerçekten bütün dünyayı kendi oyun alanı gibi kullanıyor ve deyim yerindeyse kaş yaparken göz çıkarıyorlar. Evet, niyetleri iyi ama bu insanlara verdikleri zararı kesinlikle haklı çıkarmıyor.

Peki, BM, bu gelişmiş insanları yönetecek kalibrede bir kurum mu? Cevap apaçık bir şekilde hayır. BM’den başka herhangi bir kurumun bu grubu yönetmesini bütün dünya kabul eder mi? Cevap yine apaçık bir şekilde hayır. Bunun sebebini de Captain America “Kurumlar, amaçlara göre yönetilir ve bu amaçlar değişir, kendimizden başka kimseye güvenemeyiz” diyerek açıklıyor. Şimdi isterseniz bu cümleyi biraz daha açalım:

Captain America ile ilgili yapılan eleştirilerin odak noktasında “Amerikan propagandası” olması var. Buna katılmıyorum (en azından filmlerdeki Cap için). Neden diye sorarsanız, ilk filminde Steve Rogers’a neden orduya katılmak istediği sorulduğunda “Çünkü biz Amerikayız ve en iyi biz biliriz” demiyor, “Nereden gelirse gelsin zorbaları sevmem” diyor, yani Amerikan kimliğinden ziyade Nazi Almanyası tarafından zulüm gören Avrupa halklarına yapılan işkencelere atıfta bulunarak bunu bitirmek istediğini söylüyor. Marvel Sinematik Evreni’ndeki Captain America’yı tek cümle ile şöyle özetleyebiliriz: Hayatı boyunca ezilmiş bir insan olarak bunun ne kadar kötü bir his olduğunu bildiği için hayatını, başkaları bu hissi yaşamasın diye savaşmak için adamış bir “asker”. Savaşmak kelimesini italik yapmamın sebebi, bunun aslında daha önce Ultron tarafından dile getirilmesi.

Untitled 1

Captain America, tanrının erdemli adamı. Savaşsız bir hayat yaşayabilecekmiş gibi yapıyorsun.

Captain America’nın kişiliğini daha kısa ve etkili şekilde anlatacak bir cümle yok. Sadece bu savaş, düşünüldüğü gibi kötü anlamda bir savaş değil, “benim yaşadığımı başkaları yaşamasın, herkes özgür olsun” savaşı, “Tanrı Amerika’yı kutsasın” savaşı değil. İşte tam olarak bu yüzden kendi ülkesinin Dışişleri Bakanı’nın getirdiği anlaşmayı, Yenilmezler’in özgürlüklerini kısıtladığı için kabul etmiyor.

Takımın “amaçları olan bir kurum” tarafından değil, kendileri tarafından yönetilmesinin ne kadar önemli olduğunu aslında yukarıdaki sahnede anlatıyor Steve Rogers. Wanda ile konuşurken “Tamam, biz zarara sebep oluyoruz ama biz hiçbir şey yapmazsak bu sefer hiç kimse kurtulmayabilir” diyor, haksız da değil. En son “amaçları olan bir kurum” için çalışırken neler olduğunu hepimiz gördük Captain America: Winter Soldier filminde. Yukarıda bahsettiğim gibi BM’nin yolsuzluklar ile dolu bir yer olması da göz önüne alındığında Captain America’nın hayat felsefesi olan “kimse ezilmesin, zarar görmesin” fikrinin tehlikeye girme ihtimalinin olduğunu görebiliriz çünkü BM, tepki vermek için yavaş kalabilir, BM’ye düşmanlar tarafından bir ajan sokulabilir ve hatta BM ele geçirilebilir bile. Bu durumda Yenilmezler, kuruluş amaçları olan dünyayı koruma ve kurtarma görevini yapmakta geç kalabilir, bu da istenmeyecek seviyede kötü sonuçlara ve kayıplara sebep olabilir.

iron man civil war

Bunun yanında Tony’nin söylediklerini neden söylediğini de anlamak aslında zor değil. Zaten filmin başında, Avengers: Age of Ultron filminde olanlar yüzünden olan suçluluğunu gidermek için insanlara yardım ettiğini görüyoruz (bunu biz değil, kendisi söylüyor). Sonuçta düşününce Ultron onun icadıydı ve Sokovia’da gerçekleşen bütün ölümler onun sebebiydi. Eğer Loki’nin asasını kurcalamasaydı, Sokovia’da o kadar insan ölmeyecekti. Ama durum gerçekten böyle mi? Burada sizce de Iron Man’e biraz haksızlık edilmiyor mu? Gelin, biraz da bunun hakkında konuşalım.

Tony, Ultron hakkındaki ısrarını Loki’nin asasını bulduktan sonra değil, Wanda’nın ona diğer Yenilmezlerin ve hatta bütün dünyanın öldüğünü gösterdikten sonra arttırdı. Iron Man 3’te Tony’nin aslında psikolojik olarak ne kadar kırılgan olduğunu gördük. Wanda herkese en büyük korkularını göstermiş olmasına rağmen bundan en fazla etkilenen kişinin Tony olması da bu durum göz önünde bulundurulduğunda gayet normal bir şey. Tony, Ultron’u dünyayı korumak için inşa etti ama başarısız oldu. Pietro Maximoff dahil birçok insan öldü ve bir şehir yok oldu. Dışarıdan bakıldığında evet, Tony’i suçlamak kolay ama bu kadar kırılgan bir adamın güçlü bir büyünün etkisindeyken verdiği kararları kim sorgulayabilir ki? Eğer başarılı olsaydı takım arkadaşları Tony’e yine kızar mıydı? Veya kimse büyü etkisi altındayken ortalığı Hulk formunda birbirine katan Bruce Banner’a bir şey dedi mi? İşte bütün bu soruların yanında Tony, muhtemelen yine Age of Ultron’da olanlar yüzünden Pepper’ı da kaybettikten sonra, hissettiği sonsuz suçluluk duygusunun yanında artık takımına ve insanlara zarar vermek istemediği için kontrol altına alınmak istedi. Belki de birilerine hesap verse Ultron’u inşa etmeyecekti, belki o kadar insan boşuna ölmeyecekti. Veya yukarıdaki videoda söylediği gibi, eğer güçleri sınırsız olursa kötü adamlardan farkları kalmayacaklarını düşündü çünkü iyi adamlar dolaylı olarak binlerce insanın ölümüne (istemeden de olsa) sebep olmazlar.

Peki, hangisi haklı? Veya hangisi haksız? İki tarafın savunduğu fikirlerin de işe yaradığı örnekler gördük Marvel Sinematik Evreninde. Captain America’nın dediği gibi eğer Avengers otonom yapıda bir grup olursa ilk Avengers filmindeki gibi otoriteler tam tersini söylese de savaşıp dünyayı kurtarabilirler. Veya Iron Man’in dediği gibi kontrol altında olup Age of Ultron’da yaptıkları hataları tekrarlamazlar. Aynı filmde Fury’nin liderliği altında nasıl toparlandıklarına şahit olduk.

Benim bu konudaki görüşüm ise iki zıt görüşün tam ortasında yer alıyor. Evet, Avengers bir otoriteye bağlı olmalı, ama bu otorite hem güvenilir olmalı hem de kahramanlarımıza belirli bir seviyeye kadar özgür seçim hakkı tanımalı. Çünkü Avengers’ın bir otoriteye bağlı olması insan kayıplarını azaltmayacak, hatta belki bürokrasi yavaş işlerse arttıracak. Bunun yanında da takıma nerede duracaklarını hatırlatmalı. Çünkü baktığımızda Avengers herhangi bir otoriteye cevap vermiyorken Age of Ultron’da olan olaylar gibi yine Avengers kaynaklı olaylar gerçekleşebiliyor. Diğer yandan da Iron Man, filmde anlaşmayı savunduktan sonra Zemo ile ilgili gerçeğin farkına varınca kendi savunduğu seçenek ile çelişerek kimseden izin almadan Captain America’ya yardım etmeye gidiyor. Yani düşününce iki taraf da kendince haklı olmasına rağmen ikisinin ortası tam doğru nokta. Belki Bucky olayları olmasa oturup bu seçeneği kendi kendilerine bulabilirlerdi.

Peki siz ne düşünüyorsunuz? İki taraftan biri haklı mı? Sizin önereceğiniz çözüm ne olurdu? Düşüncelerinizi yorum olarak belirtmeyi unutmayın.

İkinci bölümde ise Captain America, Bucky’i savunmakta haklı mıydı onu tartışacağız. Esenlikle kalın.

 

 

Yorumları Gör (1)

1 Yorum

  1. Skyforce

    5 Kasım 2018 at 22:24

    Ben captain america ve grubunu haklı buluyorum.

Cevap Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Film
Bulut Şimşek
@buluttsimsek7

Mahalle dostu film haberciniz

Daha Fazla Film

cats

2019’un En Çok Beklediğimiz 35 Filmi – Part II // Nisan, Mayıs, Haziran!

Emre15 Aralık 2018
first-man_lead

Yılın En İyi Filmleri: First Man – İnsanlık İçin Büyük, Stüdyo İçin Küçük Bir Film!

Emre13 Aralık 2018
cats

2019’un En Çok Beklediğimiz 35 Filmi – Part I // Ocak, Şubat, Mart!

Emre9 Aralık 2018
images (1)

Avengers: Endgame Fragmanı Sahne Sahne Analiz

Bulut Şimşek8 Aralık 2018
aXauvMO

MCU’da Doctor Doom’u Canlandırabilecek 5 Oyuncu!

Emre2 Aralık 2018
931744

Çizgi Roman Filmleri Sinemayı Tamamen Ele Mi Geçirecek?

Alwis1 Aralık 2018
Venom-Movie-Netflix-Farmers-Insurance-Parody

Kahramanın Venom Değil Tom Hardy Olduğu Film – Venom İnceleme

Bulut Şimşek7 Ekim 2018
rabstol_net_captain_america_07

Captain America’ya Veda… Teşekkürler Chris Evans!

Bulut Şimşek5 Ekim 2018
doctor-strange-infinity-war-poster

Doctor Strange 2 Çekimleri Hakkında İlk Bilgi!

Barış Çakır21 Ağustos 2018

Cizgiroman.com da bulunan tüm yazı, resim video ve içeriklerin telif hakları Cizgiroman.com a aittir. İzinsiz ve referans gösterilmeden paylaşılamaz.

Copyright © 2014 Cizgiroman.com Tüm Hakları Saklıdır.